Ana Sayfa şair leyla hanım

şair leyla hanım

1 Makaleler
DÜŞÜNCE

“Edebiyatta Patronaj: Leylâ Hanım’ın Kasidelerinde Fahriye Geleneği” – Veysel Altuntaş

Divan edebiyatı, yüzyıllar boyunca ördüğü estetik ve düşünsel dokusuyla sadece bir şiir geleneği değil; Osmanlı toplumunun ruhunu, kültürünü ve zihniyetini yansıtan zengin bir...

#YOKLAMA

“Mehmet’e Mektup” – Ömer Sürçilisan

Say ki sana bu mektubu, çehresi hiç açılmamış gelinin utangaçlığıyla, -sulandırma lan- burnunun sızısıyla karnının ağrısını dedesinden emanet alan gariban bir adamın baktığı...

“Korku ile ümit demişler. Korkacaksan kendinden kork, ümit edeceksen kendinden ümit et. İlerde uçurum var diyen, seni korkutuyor mu? Uçurum var demek, korkutmak değildir ki. Düştüysen, uçurum var diye değil, uçuruma yürüdüğün için düşersin. Korkacaksan, uçurumdan haber verenden korkma, uçurumdan da korkma; kendinden kork ki yürüyen sensin, düşen sensin. Korku böyle, ümit de böyle. Gemi var demek, ümit vermek değildir. Tufandan, gemi var diye kurtulmazsın, tufandan, gemiye binersen kurtulursun. Ümit bağlayacaksan, gemiden haber verene bağlama, gemiye de bağlama; kendine bağla ki yürüyen sensin, binen sensin. Korku ve ümit, ölü için geçerli değildir. Uçurum yok deyip yalan mı söyleyelim? Olmaz. Gemi var deyip seni hayale mi sürükleyelim? Olmaz. Ümit nedir? Ümit iptir, tutunursun. İp ölçüdür. Ölçüye tutunacaksın. Nasıl olsa uçurum yoktur diye ümit edilir mi? Edilmez. Uçurum olduğu bilinir; ama iple yürünür, ölçüyle yürünür, dengeli yürünür. Korku da sendedir, ümit de sendedir; yeter ki hayatın her manasını tanıyabilmek için, hayatın her yerine girecek cesaretin ve büyüklüğün olsun.”