Tarafından Yazıldı

123 Makaleler
BERHAVAKİTAP

“Şiir Okuma Kılavuzu Üzerine” – Ekrem Elmas

Şiirin yeryüzünde kapladığı alan üzerine yazılmış çizilmiş sayısız metin, şiirin ne olduğuna dair sayısız görüş var.  Örneğin şiir Batı’dan gelen kültürel soykırıma karşı...

SÖYLEŞİ

Halit Selim Dönmez ile Deneme Üzerine

Sorular: Hüseyin Ahmet Çelik // Merhaba. İsminizi 2011 yılında Edebî Müdahale’de görmüş olmalıyım. Hafızamı zorlayınca size Cafcaf’ta da rastlamış olabilirim diye düşündüm. Ve...

BERHAVASÖZLÜK

berhavasözlük XVIII: “karacaoğlan, koşma, harami” – Mehmet Aycı

Karacaoğlan “Güzel gerek övülmeye / Yiğit gerek sevilmeye.” Türk şiirinin yüz akı şairlerimizden biri. Pek çok yönüyle biricik. Dört yüz yıl önce yaşamış...

ÖYKÜ

“Şehir Havası” –  Akif Hasan Kaya

Uzun yıllar sonra nihayet Almanya’dan izine gelen oğlu, yaşlı adama ahşap ve gösterişli bir baston getirdi. Hediyesini, sanki bir krala kılıcını takdim eder...

BERHAVAKİTAP

“Kendi Çatısını Çökerten Papalagailer” – Feyza Cengiz Dündar

Batı medeniyeti ne zaman kendi meydana getirdiği sanayileşme, betonlaşma ve tüketme çılgınlığı sarmalında boğulacak gibi olsa, yüzünü hep doğaya ve Doğu’nun yalınlığına dönmüştür....

SÖYLEŞİ

Ali Işık ile “Bir Şehre Vardım” Üzerine

Sorular: Furkan Uzun // Dört öykü kitabının ardından bir roman yazma sebebiniz neydi? Bu öyküye olan bir doygunluktan mı kaynaklandı yoksa tamamen yeni...

#YOKLAMA

“Oğlumun Kaybolan Ayakkabı Teki” – Zeynep Acar

“Hikâye rutin dışıdır. Hep olan bir şey olmaktadır ama o gün başka bir şey olur ve hikâye anlatılmaya başlar.” Böyle diyor Güray Süngü...

BERHAVASÖZLÜK

berhavasözlük XVII: “rasim özdenören, gül yetiştiren adam, vicdan” – Ceyda Akcan

Rasim Özdenören Okuyucusuna farklı çeşmelerden ulaşan bir isimdir o; hikâye, deneme, eleştiri ve düşünce yazılarıyla birlikte sanat, edebiyat ve çağın ruhuna dair yaptığı...

ÖYKÜ

“Semiramis Hanım’ın Vasiyeti” – Nail Aliyev

Yaşar Kemal ve Tilda Kemal’e Babaannem… Bu hayatta ne istediysem yaptı. İsteklerim de makuldü gerçi. Enfes tahinli çörekleri örneğin. Tüm fedâkarlıklarının, bir babaannenin...

#YOKLAMA

“Elipsin Şişkin Yüzündeki Afrikalılar” – Süleyman Karaca

Söz taşıdılar birbirlerine avuç avuçEn çok duyulanı bellediler sözKoştular dağlara fısıldayarakKimi bir ağacın kovuğunda,kimi kaçtığı Allah’tanMağaranın ışığındaEn çok korktuğu şeyi anlatmaya başladılar. -Allah...

“Korku ile ümit demişler. Korkacaksan kendinden kork, ümit edeceksen kendinden ümit et. İlerde uçurum var diyen, seni korkutuyor mu? Uçurum var demek, korkutmak değildir ki. Düştüysen, uçurum var diye değil, uçuruma yürüdüğün için düşersin. Korkacaksan, uçurumdan haber verenden korkma, uçurumdan da korkma; kendinden kork ki yürüyen sensin, düşen sensin. Korku böyle, ümit de böyle. Gemi var demek, ümit vermek değildir. Tufandan, gemi var diye kurtulmazsın, tufandan, gemiye binersen kurtulursun. Ümit bağlayacaksan, gemiden haber verene bağlama, gemiye de bağlama; kendine bağla ki yürüyen sensin, binen sensin. Korku ve ümit, ölü için geçerli değildir. Uçurum yok deyip yalan mı söyleyelim? Olmaz. Gemi var deyip seni hayale mi sürükleyelim? Olmaz. Ümit nedir? Ümit iptir, tutunursun. İp ölçüdür. Ölçüye tutunacaksın. Nasıl olsa uçurum yoktur diye ümit edilir mi? Edilmez. Uçurum olduğu bilinir; ama iple yürünür, ölçüyle yürünür, dengeli yürünür. Korku da sendedir, ümit de sendedir; yeter ki hayatın her manasını tanıyabilmek için, hayatın her yerine girecek cesaretin ve büyüklüğün olsun.”