"ballar balını buldum kovanım yağma olsun"

yunus emre

DÜŞÜNCE

“Dehâ ve Dâhi” – Hüseyin Ahmet Çelik

I. “Ben’in Allah’ta yok olmaya koşması azizleri, insanlıkta yok olmaya koşması dâhileri, millette yok olmaya koşması kahramanları yaratmıştır” der Peyami Safa. Deha’nın kökenine...

DÜŞÜNCE

“Unutmayan Hikâye” – Salih Erayabakan

Yeryüzü hayatı bir unutuluş tasarımıdır. Unutma diye bir zaafı –ve hiçbir zaafı– olmayanın karşısında konumlanan insanın ilk unutuşu sonrasında kartlar yeniden dağıtılmıştır: “Birbirinize...

DÜŞÜNCE

“Görme Paralaksı” – Süleyman Karaca

Bazı eserler insanlığın ortak mirasını ve bilgeliğini farklı zamanlarda, farklı araçlarla da olsa okuruna/izleyicisine ulaştırır. O eserlerden ikisi Schuermann’ın Der Papalagi’si ve Kurusowa’nın...

DÜŞÜNCE

“Edebiyatta Patronaj: Leylâ Hanım’ın Kasidelerinde Fahriye Geleneği” – Veysel Altuntaş

Divan edebiyatı, yüzyıllar boyunca ördüğü estetik ve düşünsel dokusuyla sadece bir şiir geleneği değil; Osmanlı toplumunun ruhunu, kültürünü ve zihniyetini yansıtan zengin bir...

"şarkılar dudaklarıyla dudaklarımın arasındadır"

sezai karakoç

ÖYKÜ

“Hikâyenin Kalbi” – Ali Güney

Gece. Serin bir rüzgâr. Kaldırımlarda ürkek tıkırtılar. Sokak lambalarının sisle dansı. Bir hikâyenin, yalnızlıktan ve huzursuzluktan doğuşu için hazırlanan iç sıkıntıları. Yürümek istiyor. Başka çarenin olmaması zor şey. Yürümek ve...

“beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım.”

ismet özel

"bu bizim berhava olmuşluğumuz"

attila ilhan

SÖYLEŞİ

Fazla Mesai 02: Ümit Köksal

Fazla Mesai’de, Ümit Köksal’a şu üç şey hakkında konuştuk: Ebru, podcast ve...

SÖYLEŞİ

Fazla Mesai 01: Ali Güney

Fazla Mesai’de Ali Güney’le üç şey hakkında konuştuk: Sosyal inovasyon, kültür yönetimi...

SÖYLEŞİ

M. Fatih Kutlubay ile “Günlerin Bin Yıllık Mezarı” Üzerine

berhava söyleşi “Günlerin Bin Yıllık Mezarı” Öncelikle şunu söylemeliyim: Her türlü cefasına...

SÖYLEŞİ

Bozdünya Üzerine – Hece Öykü

Hüseyin Ahmet Çelik ile Bozdünya Üzerine “İnsanın, hayatın ve eşyanın hem kendisi...

"başka türlüsünü yorgunum anlatmaya"

cahit zarifoğlu

BERHAVAKİTAP

“Bahçıvan ve Ölüm: Sessiz Bir Eşik” – Feyza Cengiz Dündar

Bulgaristanlı yazar Georgi Gospodinov, metinlerinde sık sık hafıza, zaman ve kişisel olanla gündelik hayat arasındaki geçirgenliklerle ilgilenir. Onun edebiyatında büyük tarihsel kırılmalar kadar,...

BERHAVAKİTAP

“Granada Üçlemesi Üzerine: Sessizliğin Hafızası” – Feyza Cengiz Dündar

Radva Aşur’un Granada Üçlemesi, tarihsel anlatının sınırlarını aşarak, kaybın, sessizliğin ve kadın hafızasının nasıl bir direniş biçimine dönüşebileceğini gösteren bir yapı kurar. Üçleme,...

BERHAVAKİTAP

“Bir Başkasında Kendi Hikâyemizi Bulmak: Yakınlıklar” – Saliha Ferşadoğlu İlhan

“O zaman umut nerede, diyorsun, hiçbir zaman gerçekten yeni baştan başlamayacaksak, ne bileyim, başka bir şeye ya da daha iyi bir şeye dönüşemeyeceksek?”...

BERHAVAKİTAP

“Gerçeğe Mum Işığında Bakmak” – Emine Tay

Tek bir mum ışığı gizleri, derinleri, karanlık bir mahzeni aydınlatabilir mi? Sandor Marai kaskına taktığı güçlü ışığıyla değil, cılız bir kandille derinlere inen...

BERHAVAKİTAP

“Geçmişin Yüküyle Yüzleşmenin Romanı: Miras” – Mikail Çelik

BERHAVAKİTAP||MİRAS Babasının öldüğü gün hesabın kapanmayacağını anlayan bir çocuk, ailenin kalan yarısıyla mirası paylaşırken kendisinin de paylaşmak istediği bazı yaralarının olduğunu ilan eder....

BERHAVAKİTAP

“Şule Gürbüz’ün Labirenti: Kıyamet Emeklisi Üzerine Bir Okuma” – Ayşe Atila

Şule Gürbüz’ü anlatmaya nereden başlamalı? Onu anlatırken önce eserlerini mi yoksa sıra dışı yaşamını mı konuşmalı? Bir yazar hakkında bu tür soruların sorulması,...

BERHAVAKİTAP

Yolcu musun burjuva mı?

Hüseyin Ahmet Çelik Okuma serüveni, doğru tercihler ve güzel rastlantılarla biçimlenen okurlar en sevdikleri kitaplar hakkında konuşmakta zorlanırlar. Okuma serüveni, doğru tercihler ve...

BERHAVAKİTAP

Yunus Develi Romanlarına Bir Bakış

Yunus Develi, neredeyse kırk yıldır öykü, günlük, deneme ve nihayet romanlarıyla anlam yüklü bir yazma eylemi inşa etmek ister gibidir. İnsanlığı kurtaracak olan...

#YOKLAMA

“Mehmet’e Mektup III” – Ömer Sürçilisan

Bugün sana hiçbir şey anlatmayacak kadar yorgun düşmüş bir adamın hıncıyla, bugün sana bir daha hiç açılmayacak defterlerin müstesna yerlerine kondurduğum birkaç epigrafın...

#YOKLAMA

“Mehmet’e Mektup II” – Ömer Sürçilisan

Dünya üstüme üstüme geliyor Mehmet. Hiçbir şarkı, hiçbir şiir iyi gelmiyor kalbime. Bizi kandırdılar Mehmet. Bizi süslü laflarla kandırdılar. Bak işte tam şu...

#YOKLAMA

“Salât-ı Tâciye” – Ebûbekir bin Sâlim Es-Sekkâf El-Alevi El-Hadramî

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَىٰ سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ ❁ صَاحِبِ التَّاجِ وَالْمِعْرَاجِ وَالْبُرَاقِ وَالْعَلَمِ ❁ دَافِعِ الْبَلاءِ وَالْوَبَاءِ وَالْقَحْطِ وَالْمَرَضِ وَالْأَلَمِ ❁ ٱسْمُهُ مَكْتُوبٌ مَرْفُوعٌ...

#YOKLAMA

“Mehmet’e Mektup” – Ömer Sürçilisan

Say ki sana bu mektubu, çehresi hiç açılmamış gelinin utangaçlığıyla, -sulandırma lan- burnunun sızısıyla karnının ağrısını dedesinden emanet alan gariban bir adamın baktığı...

#YOKLAMA

“Anlayış değişikliği mi kopuş mu?” – Hüseyin Ahmet Çelik

Modern öykü, krizli bir tür. İki asra yakın tarihine baktığımızda öykünün ne olduğunu değil ne olmadığını konuşup durduk daha çok. Roman değildi, evet....

#YOKLAMA

“Edebiyat, Gençlik ve Teşvik” – Hüseyin Ahmet Çelik

“Genç bir yazarın veya şairin tek başına edebiyat dünyasına girmesi mümkün mü, yoksa birilerinin desteği veya teşviki mecburiyet mi?” Çünkü aslolan, edebiyat dünyasına...

#YOKLAMA

“İroni, Sancı ve Teklif: Ömer Faruk Dönmez Öyküleri” – Veysel Altuntaş

“Hikâye bir biçim so­runu, önemli olan insanı savunmak. Ruhu­muzu savunmak. Kimliğimizi ve kişiliğimizi savunmak.” Türk hikâyeciliğinin 2000 sonrası en dikkat çeken yazarlarından biri...

#YOKLAMA

“Mevlâna İdris Hakkında Son Derece Kişisel Bir Yazı” – Hüseyin Ahmet Çelik

Hayatımızdan çekilenler gün geçtikçe daha çok hasar bırakıyor. Yokluk büyür mü, büyüyor işte. Gittikçe artıyor yalnızlığımız. Kaybetmeye karşı direncimiz azalıyor zamanla. Yaş almakla...

ÖYKÜ

Yusuf’un Züleyha’sı, Sezar’ın Kleopatra’sı, Süleyman’ın Hürrem’i neyse Ilgın da o olmak istiyordu. Kalçalarını kapatan kara saçlarına, iğde sarısı gözlerine bakılırsa cennetten kaçmış...

DÜŞÜNCE

Yok Dünya, ısrarlı bir arayış ama o aradığını asla bulamayış. Aradığını bulabilmek, aradığının bu dünyada bulunmadığını bilebilmek. Hayat Nedir Anne? Hayat; yaşamayı...

DÜŞÜNCE

I. “Ben’in Allah’ta yok olmaya koşması azizleri, insanlıkta yok olmaya koşması dâhileri, millette yok olmaya koşması kahramanları yaratmıştır” der Peyami Safa. Deha’nın...

ÖYKÜ

“O, birbirine kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. (Ama) aralarında bir engel vardır; birbirlerine karışmazlar.” Rahman 19-20 Çarşaf Deniz Rektörlük binasının üçüncü katındaydı....

ŞİİR

Attila İlhan Ben hiç böylesini görmemiştimvurdun kanıma girdin itirazım varsımsıcak bir merhaba diyecektimbaşımı usulca dizine koyacaktımdört gün dört gece susacaktımyağmur sönecekti yanacaktısameland...

ÖYKÜ

Tam evlenilecek kadındın. Ama olmadı… Üniversite son sınıfın son haftalarındaydık. Ben İhsan’la, sen İhsan’a takılan hiç ısınamadığım Sena isimli, Malatyalı o kızla...

DÜŞÜNCE

Ülkü Tamer… Şair, öykücü, gazeteci, mütercim, aktör, öğretmen…Önce şair, bilhassa şair. Fakat Antep’e, çocukluğuna dair söyleyecekleri o kadar çok ki nesre yaklaştırdığı...

DÜŞÜNCE

“Gelenek küllere tapmak değil, közü korumaktır.”— Gustav Mahler “Gelenek” kavramı çoğu zaman geçmişin korunmasıyla eş anlamlı görülür. Oysa gelenek, durağan bir miras...

ŞİİR

Sağdan sola doğru yazılıyorum Avrupa’nın göbeğindeYüzümde yanık şark lekeleriDeğdiğim gözlere yetmiyor bir kere bakmakİkincisi şaşkınlık, üçüncüsü uçurumDüşmüyorum, etkisini yitiriyor yer çekimi bile...

ÖYKÜ

Yetmişime merdiven dayadığımı söylüyorlar. Ulu orta, yerli yersiz. Utanmazlar. Yetmiş ne ki? Ben aynı benim. Bakanlar bana gövdemi görürler…* Öyle ya, haksız...

“Korku ile ümit demişler. Korkacaksan kendinden kork, ümit edeceksen kendinden ümit et. İlerde uçurum var diyen, seni korkutuyor mu? Uçurum var demek, korkutmak değildir ki. Düştüysen, uçurum var diye değil, uçuruma yürüdüğün için düşersin. Korkacaksan, uçurumdan haber verenden korkma, uçurumdan da korkma; kendinden kork ki yürüyen sensin, düşen sensin. Korku böyle, ümit de böyle. Gemi var demek, ümit vermek değildir. Tufandan, gemi var diye kurtulmazsın, tufandan, gemiye binersen kurtulursun. Ümit bağlayacaksan, gemiden haber verene bağlama, gemiye de bağlama; kendine bağla ki yürüyen sensin, binen sensin. Korku ve ümit, ölü için geçerli değildir. Uçurum yok deyip yalan mı söyleyelim? Olmaz. Gemi var deyip seni hayale mi sürükleyelim? Olmaz. Ümit nedir? Ümit iptir, tutunursun. İp ölçüdür. Ölçüye tutunacaksın. Nasıl olsa uçurum yoktur diye ümit edilir mi? Edilmez. Uçurum olduğu bilinir; ama iple yürünür, ölçüyle yürünür, dengeli yürünür. Korku da sendedir, ümit de sendedir; yeter ki hayatın her manasını tanıyabilmek için, hayatın her yerine girecek cesaretin ve büyüklüğün olsun.”