ona sesinin ulaşmadığı bir şarkı ısmarladı
ona denk gelmekte asla yanılmadı
bir gün fluyu övdü çünkü resimde huysuz kenarlar vardı
ve adında helak olmuş bir kavmin fısıltısı
bir gün ağaca sarıldı kolları hiç kavuşmadı
ve aklında binlerce mezarlık dirilerin kaçtığı
bir gün aynaya baktı yaralarını sardı
eviydi o bank hani kaçıp kaçıp sığındığı
şimdi bu şehirde nabzı atmaz artık
üstelik bel vermiş belkilerle çektiği sanrı
eskidi eskidi eskidi bu tanıklık
bütün buluşmalara geç kaldı
yaşamayı denedi
hep dikkati dağıldı
sofi sus
yüzün gözün amele yanığı
yasak olmasa dener miydin ölümden gayrı uyku
burası dünya ve Tanrı
solumaya vermemiş rahat bir nefes
azrailden gayrı gölge tanımamış ensen
kalbinin üzerinde sayısız zar
kalk tarihe bir ders ver
bizimkiler anlamıyor dersten
kahkahalarıdır yükselen yanlarından geçerken
şiir dekor şiir meze şiir tüten dumana nazire
bu dünyada işiniz iş şiir sizin neyinize
sofi sus
hayatın bir oldu bitti
kafanda geri kalmış fikirler yani diazem yani endakse
solgun bir kuş, bodur bir ağaç, sırrı çözülmüş ayna
hekim hekim diye sayıkladın
cerrahlar üşüştü hep başına
iş bu aydınlığın sesidir
yarım kalmış serum bitmeyecek surem
dilimde Rabbi yessir
çöz bütün bağlarımı
işte aslı gibidir
Yorum Yaz