Ana Sayfa #YOKLAMA “Naat Çalmardı” – Kadir Daniş
#YOKLAMA

“Naat Çalmardı” – Kadir Daniş

Paylaş

iki cihanın avaresi, sermesti aşkın
Allah’tan başkası yokturu çok zor anladı
çılgın, yalnız, küskün, susuz, budala ve şaşkın
işi fakr, Muhammed kölesi değersiz adı

Tûr kaldırılmış üstümüze tadım yok bugün
bütün kapılardan çevrildik her yer Taif
Allah’ın dolmuşunda nazar kıldın bana dün
çakırkeyfim muhabbetten kafa gitmiş hafif

seyyidim, nûrum, efendim, habibim, cihanım
her şeyi senin nûrundan yaratmıştır Allah
anlamım, ruhum, şefaatçim, şahım, sultanım
hırkanı koymazsan omzuma yanmışım eyvah

toplamışsın cümle cemali, güzel ahlakı
seni tanıyıp ölse biri yeter ömründe
avcundan kanasıya süt içir bana tâ ki
uyanınca da zayıf sırtımda kalsın bürde

içtiğim şarap ne böyle, sonu misk kokuyor
elimden tut da iki pabucu çıkarayım
Burak toynakları kalpte kıvılcım çakıyor
hançerini ver de şunu ikiye yarayım

hadrada mest olur uşşâk, çırpınırlar yeğin
benim yerime bir nara koparırlar o dem:
“Kadîrem, tanımazam mezhep, bilmezem âyîn
kulun kilisâ-yı aşkın meczûb-ı hâsıyem”

1 Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SÖYLEŞİ

Fazla Mesai 01: Ali Güney

Fazla Mesai’de Ali Güney’le üç şey hakkında konuştuk: Sosyal inovasyon, kültür yönetimi ve yayıncılık yaz okulu. Hazırlayan: Hüseyin Ahmet Çelik Ali Güney, öykücü....

İlgili Makaleler
#YOKLAMA

“Berhavasözlük’ün Kısa Hikâyesi”

Dijital baskıya ön söz: 2010’lu yıllar. Dergilerde sözlük yazıları meşhur ve yaygın...

#YOKLAMA

“Mehmet’e Mektup III” – Ömer Sürçilisan

Bugün sana hiçbir şey anlatmayacak kadar yorgun düşmüş bir adamın hıncıyla, bugün...

#YOKLAMA

“Elipsin Şişkin Yüzündeki Afrikalılar” – Süleyman Karaca

Söz taşıdılar birbirlerine avuç avuçEn çok duyulanı bellediler sözKoştular dağlara fısıldayarakKimi bir...

#YOKLAMA

“Mehmet’e Mektup II” – Ömer Sürçilisan

Dünya üstüme üstüme geliyor Mehmet. Hiçbir şarkı, hiçbir şiir iyi gelmiyor kalbime....

“Korku ile ümit demişler. Korkacaksan kendinden kork, ümit edeceksen kendinden ümit et. İlerde uçurum var diyen, seni korkutuyor mu? Uçurum var demek, korkutmak değildir ki. Düştüysen, uçurum var diye değil, uçuruma yürüdüğün için düşersin. Korkacaksan, uçurumdan haber verenden korkma, uçurumdan da korkma; kendinden kork ki yürüyen sensin, düşen sensin. Korku böyle, ümit de böyle. Gemi var demek, ümit vermek değildir. Tufandan, gemi var diye kurtulmazsın, tufandan, gemiye binersen kurtulursun. Ümit bağlayacaksan, gemiden haber verene bağlama, gemiye de bağlama; kendine bağla ki yürüyen sensin, binen sensin. Korku ve ümit, ölü için geçerli değildir. Uçurum yok deyip yalan mı söyleyelim? Olmaz. Gemi var deyip seni hayale mi sürükleyelim? Olmaz. Ümit nedir? Ümit iptir, tutunursun. İp ölçüdür. Ölçüye tutunacaksın. Nasıl olsa uçurum yoktur diye ümit edilir mi? Edilmez. Uçurum olduğu bilinir; ama iple yürünür, ölçüyle yürünür, dengeli yürünür. Korku da sendedir, ümit de sendedir; yeter ki hayatın her manasını tanıyabilmek için, hayatın her yerine girecek cesaretin ve büyüklüğün olsun.”