iki cihanın avaresi, sermesti aşkın
Allah’tan başkası yokturu çok zor anladı
çılgın, yalnız, küskün, susuz, budala ve şaşkın
işi fakr, Muhammed kölesi değersiz adı
Tûr kaldırılmış üstümüze tadım yok bugün
bütün kapılardan çevrildik her yer Taif
Allah’ın dolmuşunda nazar kıldın bana dün
çakırkeyfim muhabbetten kafa gitmiş hafif
seyyidim, nûrum, efendim, habibim, cihanım
her şeyi senin nûrundan yaratmıştır Allah
anlamım, ruhum, şefaatçim, şahım, sultanım
hırkanı koymazsan omzuma yanmışım eyvah
toplamışsın cümle cemali, güzel ahlakı
seni tanıyıp ölse biri yeter ömründe
avcundan kanasıya süt içir bana tâ ki
uyanınca da zayıf sırtımda kalsın bürde
içtiğim şarap ne böyle, sonu misk kokuyor
elimden tut da iki pabucu çıkarayım
Burak toynakları kalpte kıvılcım çakıyor
hançerini ver de şunu ikiye yarayım
hadrada mest olur uşşâk, çırpınırlar yeğin
benim yerime bir nara koparırlar o dem:
“Kadîrem, tanımazam mezhep, bilmezem âyîn
kulun kilisâ-yı aşkın meczûb-ı hâsıyem”
kalbimize dokundu.