Ana Sayfa #YOKLAMA “Naat İn” – Süleyman Karaca
#YOKLAMA

“Naat İn” – Süleyman Karaca

Paylaş

1100001 : 1*
97 : 1
إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ

tut ki koptu kıyametim
ya da inzal oldu ağırlık sana

lim(gece)
(t→0)

sıfır yaklaştırır geceyi Rabbine
biz onu indirdik*
biz kimiz ben kimim bu sağanak ne
ah senin başın ne güzel ağrırdı o mağarada
inzal derdin terlerdin
sevrin ağırlığı inerken omuzlarına
gecikmedi cebrail eyvah eyvah!
tam vaktinde yarıldı gök
yahut benim omzum yerlerde
benim içim içerim talan
(text: kayıplarım, hükümsüzdür,
bütün melekler sökün etse ne…)
senin omuzlarına binen yük
benim şuramda düğüm
alnımın çatından vurulsam inzal
ki sen baş eğmezsin nura bulanınca



inzal diyorum inzal!
yani inmesi bir şeyin damarlarıma
şırıngayla değil otla
tepeden tırnağa bir zelzeleyle
her şey peygamberim içindir diyorum
şimdi her gece bir kadir midir
bilmediğimden soruyorum.

Sokak lambasının altına sızmışız adamlarla
Eğilmiş bir şeyler okuyoruz adamlarla
ve kadınlar çıkageliyor siyah elbiselerle

-silkeliyor tüm silsileyi tül tayfına
hüzünden geçilmezken mecliste
bir ruh silkiniyor göğünden
inna enzelnahu hu hu hu..
01101001(i) 01101110(n) 01111010(z) 01100001(a) 01101100(L)
Onu biz indirdik*

ağır gelir ruhuma inzal
kaldıramadı fukara kalbim
$$ \lim_{ağrı \to \infty} f(insan) = 0 $$ –[1]


kanımı kaşıklayacak gibi oluyorum bazen
bin aydan daha uzun dualar ezberimde
hatrımdadır sana yol veren nur sürüsü
ve inzal ve inzal ve intikal ederken
Rabbin direğine bin özürle
Haşa!
bu ağırlık çala kalem yazılmış bir kaderi ellerimle
bayağı bayağı indirilmiş olmanın ağırlığıyla
oturmuştur göğsümün tam ortasına

-gümüş kupçeleri seyrekçe kaysıya incitmeden çakarız
der gibi değil dağı taşı ufalar gibi
-dedim ellerim buğulanıyor habire
sonra sanrılar ısmarlıyorum kendime
gaipler çalınıyor kulağıma aheste
kaşıkladım artık kanımı.

bu hüzünle hani öleceğim tutsa
inzal olunan gecenin hatrına
cennete göndermezler mi beni de
senin başın nasıl güzel ağrırdı kesin
yalnızlığın ve zifirin hatrına
ben istersen ezilirim lime lime senin yerine
boynumda taşırım bir muska gibi
anlaşılmamış olsam dünyada
henüz söylenmemiş kelimelerle…

[1]Ağrı sonsuza yaklaştıkça insanın sıfıra yaklaştığıdır.

Yorum Yaz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BERHAVASÖZLÜK

berhavasözlük XIV: “mevlâna idris, romantik tilki, arkadaşlık” – Ayşe Taçar

Mevlâna İdris 1966 yılında Kahramanmaraş’ta doğan yazarın en büyük özelliği, hep çocuk kalması ve büyümeye direnmesidir. Şiirleri, denemeleri ve masalları ile çocuk edebiyatında...

İlgili Makaleler
#YOKLAMA

“Sarı Saçlarına Deli Gönlümü” – Halit Selim Dönmez

Türkü tadında yaşamak isteyenlere… Hayır, yanlış söyleniyor o türkünün sözleri. Abdurrahim Karakoç...

#YOKLAMA

“Naat Tavil” – Kadir Daniş

aşk kufisi dehliz sarnıç oralarda kurulmuş, mecburen Cezayirsu dökmekle sırf harlanır bu...

#YOKLAMA

“Oğlumun Kaybolan Ayakkabı Teki” – Zeynep Acar

“Hikâye rutin dışıdır. Hep olan bir şey olmaktadır ama o gün başka...

#YOKLAMA

“Naat Fâsî” – Kadir Daniş

i.kritik bir karar vermek gerekiyor şimdiseni bir daha görmek de görmemek de...

“Korku ile ümit demişler. Korkacaksan kendinden kork, ümit edeceksen kendinden ümit et. İlerde uçurum var diyen, seni korkutuyor mu? Uçurum var demek, korkutmak değildir ki. Düştüysen, uçurum var diye değil, uçuruma yürüdüğün için düşersin. Korkacaksan, uçurumdan haber verenden korkma, uçurumdan da korkma; kendinden kork ki yürüyen sensin, düşen sensin. Korku böyle, ümit de böyle. Gemi var demek, ümit vermek değildir. Tufandan, gemi var diye kurtulmazsın, tufandan, gemiye binersen kurtulursun. Ümit bağlayacaksan, gemiden haber verene bağlama, gemiye de bağlama; kendine bağla ki yürüyen sensin, binen sensin. Korku ve ümit, ölü için geçerli değildir. Uçurum yok deyip yalan mı söyleyelim? Olmaz. Gemi var deyip seni hayale mi sürükleyelim? Olmaz. Ümit nedir? Ümit iptir, tutunursun. İp ölçüdür. Ölçüye tutunacaksın. Nasıl olsa uçurum yoktur diye ümit edilir mi? Edilmez. Uçurum olduğu bilinir; ama iple yürünür, ölçüyle yürünür, dengeli yürünür. Korku da sendedir, ümit de sendedir; yeter ki hayatın her manasını tanıyabilmek için, hayatın her yerine girecek cesaretin ve büyüklüğün olsun.”