Ana Sayfa #YOKLAMA “Naat Mostar” – Kadir Daniş
#YOKLAMA

“Naat Mostar” – Kadir Daniş

Paylaş

Kadir Daniş

mostar’da bir sabahtı kayaya oturduktu
altıncı ayında bendenin göğsü yeşerdi
nerde olacağın hiç belli olmuyor
bir şey tevarüs ettim mi senden acaba
bir türkiye şartlarında imkansız aşk
aşkı aşan imkanı aşan bir Bir

çözer miyim dersin alnımdaki alfabeyi
la ilahe illallah ve ente resulullah
ayağımda çift çift pabuç – fahla’ na’leyy
yakup aleyhisselamın hüznü gibi uzuyor bâ

sadrımı ne yapayım nereye gideyim
yüz pencereden bir milyon kan çağlayor
kimi görsem o olmak istiyorum
yâ olmak yeğdir kadir olmaktan gibi

hep şabız yanında emrediz toyuz
çocukların gibi koşuyoruz eteğinde
dünyanın alması en zor randevusu senin
üzülmez misin seni beklerken ölsem

sevdaluk ince maraz diyor türküde
içim öyle yandı ki derim kaldı geriye tek
şanına şimdi postumu yakışmaz mı giyinmek
postumu serip oturup saltanat bağdaşını

1 Yorum

Sühendan için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BERHAVASÖZLÜK

berhavasözlük VIII: “asaf hâlet çelebi, om mani padme hum, mistik sembolizm” – Esma Polat 

Asaf Hâlet Çelebi İlk gençliğini işgal yıllarında idrak eden edipler neslindendir. Çocukluğunu Cihangir’deki büyük bir konakta; geniş bir aile içinde; kalfalar, halayıklar, dadılarla...

İlgili Makaleler
#YOKLAMA

“Soruşturma: Öykü ve Sanalizasyon” – Aykut Ertuğrul

Dijital baskıya önsöz: Berhava’nın ilk sayısını, Güz 2015 takvimiyle yayına hazırlarken yaptığımız...

#YOKLAMA

“Naat Çalmardı” – Kadir Daniş

iki cihanın avaresi, sermesti aşkınAllah’tan başkası yokturu çok zor anladıçılgın, yalnız, küskün,...

#YOKLAMA

“Berhavasözlük’ün Kısa Hikâyesi”

Dijital baskıya ön söz: 2010’lu yıllar. Dergilerde sözlük yazıları meşhur ve yaygın...

#YOKLAMA

“Mehmet’e Mektup III” – Ömer Sürçilisan

Bugün sana hiçbir şey anlatmayacak kadar yorgun düşmüş bir adamın hıncıyla, bugün...

“Korku ile ümit demişler. Korkacaksan kendinden kork, ümit edeceksen kendinden ümit et. İlerde uçurum var diyen, seni korkutuyor mu? Uçurum var demek, korkutmak değildir ki. Düştüysen, uçurum var diye değil, uçuruma yürüdüğün için düşersin. Korkacaksan, uçurumdan haber verenden korkma, uçurumdan da korkma; kendinden kork ki yürüyen sensin, düşen sensin. Korku böyle, ümit de böyle. Gemi var demek, ümit vermek değildir. Tufandan, gemi var diye kurtulmazsın, tufandan, gemiye binersen kurtulursun. Ümit bağlayacaksan, gemiden haber verene bağlama, gemiye de bağlama; kendine bağla ki yürüyen sensin, binen sensin. Korku ve ümit, ölü için geçerli değildir. Uçurum yok deyip yalan mı söyleyelim? Olmaz. Gemi var deyip seni hayale mi sürükleyelim? Olmaz. Ümit nedir? Ümit iptir, tutunursun. İp ölçüdür. Ölçüye tutunacaksın. Nasıl olsa uçurum yoktur diye ümit edilir mi? Edilmez. Uçurum olduğu bilinir; ama iple yürünür, ölçüyle yürünür, dengeli yürünür. Korku da sendedir, ümit de sendedir; yeter ki hayatın her manasını tanıyabilmek için, hayatın her yerine girecek cesaretin ve büyüklüğün olsun.”