Ana Sayfa #YOKLAMA “Detroitli Kızıl’ın Semiz Federale Şöyle Bir Baktığıdır” – Adige Batur
#YOKLAMA

“Detroitli Kızıl’ın Semiz Federale Şöyle Bir Baktığıdır” – Adige Batur

Paylaş

Doğrudur, Klux klan sahneyi kan eyledi
fakat dostum, sen sen ol Harlem’de ele geçme.
Annem, kızıl yüzlere aşina olamadı hiç
kırbaçlar kan olsa da özgürlükten vazgeçme.

Bilmem New York’ta devrim – Federaller gecesi
İsa ile kandıran papazlardan haz etmem.
Muhammed’in yoluna baş koydum, hem rasüldür
bin günahla gelmişim varsın olsun ar etmem.

İki yüzyıl kölelik, papanız laf etmedi
beyaz kıçlı kardinal, ömür boyu rahatlık.
Ve sonra bir çığlığı yükselttik geniş geniş
siyahtık ve kardeştik – artık gemiler yaktık.

Siyahtık ve kardeştik. Sarı değil ak değil.
Shut the f*ck up Washington – Federaller gecesi.
Ummazdık, içimizden çıktı çift dilli yılan
özgürlük ağır yüktür, bilmeyen ne bilesi.

Harlem’de cami açtım ne pustum ne de sustum.
Benim camim Nijerdi, Gana’ydı hem de Fas’tı.
Detroitli hey, dedim sana kaldı fütühat
vaazıma geldiler çoğu da ateş açtı.

Yorum Yaz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÖYKÜ

“Evlenilecek Kadın” – Ümit Polat

Tam evlenilecek kadındın. Ama olmadı… Üniversite son sınıfın son haftalarındaydık. Ben İhsan’la, sen İhsan’a takılan hiç ısınamadığım Sena isimli, Malatyalı o kızla geziyordun....

İlgili Makaleler
#YOKLAMA

“Soruşturma: Öykü ve Sanalizasyon” – Aykut Ertuğrul

Dijital baskıya önsöz: Berhava’nın ilk sayısını, Güz 2015 takvimiyle yayına hazırlarken yaptığımız...

#YOKLAMA

“Naat Çalmardı” – Kadir Daniş

iki cihanın avaresi, sermesti aşkınAllah’tan başkası yokturu çok zor anladıçılgın, yalnız, küskün,...

#YOKLAMA

“Berhavasözlük’ün Kısa Hikâyesi”

Dijital baskıya ön söz: 2010’lu yıllar. Dergilerde sözlük yazıları meşhur ve yaygın...

#YOKLAMA

“Mehmet’e Mektup III” – Ömer Sürçilisan

Bugün sana hiçbir şey anlatmayacak kadar yorgun düşmüş bir adamın hıncıyla, bugün...

“Korku ile ümit demişler. Korkacaksan kendinden kork, ümit edeceksen kendinden ümit et. İlerde uçurum var diyen, seni korkutuyor mu? Uçurum var demek, korkutmak değildir ki. Düştüysen, uçurum var diye değil, uçuruma yürüdüğün için düşersin. Korkacaksan, uçurumdan haber verenden korkma, uçurumdan da korkma; kendinden kork ki yürüyen sensin, düşen sensin. Korku böyle, ümit de böyle. Gemi var demek, ümit vermek değildir. Tufandan, gemi var diye kurtulmazsın, tufandan, gemiye binersen kurtulursun. Ümit bağlayacaksan, gemiden haber verene bağlama, gemiye de bağlama; kendine bağla ki yürüyen sensin, binen sensin. Korku ve ümit, ölü için geçerli değildir. Uçurum yok deyip yalan mı söyleyelim? Olmaz. Gemi var deyip seni hayale mi sürükleyelim? Olmaz. Ümit nedir? Ümit iptir, tutunursun. İp ölçüdür. Ölçüye tutunacaksın. Nasıl olsa uçurum yoktur diye ümit edilir mi? Edilmez. Uçurum olduğu bilinir; ama iple yürünür, ölçüyle yürünür, dengeli yürünür. Korku da sendedir, ümit de sendedir; yeter ki hayatın her manasını tanıyabilmek için, hayatın her yerine girecek cesaretin ve büyüklüğün olsun.”