Söz taşıdılar birbirlerine avuç avuç
En çok duyulanı bellediler söz
Koştular dağlara fısıldayarak
Kimi bir ağacın kovuğunda,
kimi kaçtığı Allah’tan
Mağaranın ışığında
En çok korktuğu şeyi anlatmaya başladılar.
-Allah dedi biri -kork-
Biri yalnızlık dedi:
En çok yalnız kalan
Biri söz dedi
Acıydı söz, sözden acıydı söz
Allah’tan korkarak kaçmak ihtimalde
Siz korkmuyor musunuz kendinizi saklamaktan
Gözleriniz mor, buz koysak geçer mi hem?
İçinizde taharet musluğu yok
Temizlenseniz biter mi hem!
Siz korkmuyor musunuz başınız yerde işte,
Uykunuz tamam. İşiniz gücünüz yerindeAklınız yetiyor ya size, tamam
Başlamak bize haram olduğumuz yer
Tepelere koşup yokuşta yorulanlar
yerini bulup tepelerde oyalananlar
İftihar ederken duman sıyrıldığına
ateşin pisinden püsüründen
Uzaklardan bir mızrağın
bakır bağırtısını gezdiren bir ses
-Ben ben ben
Uykusunu Kehkeşanlara gezdiren, ben
İlk ben diyene baktı divane dediler ona
Bize ilk atılanın boynunu koparırlar diye öğrettiler.
Kalibresi yüksek bir silahın namlusuna
Asılırlar diye öğrettiler
Kafasını dayayıp beklerken ben ben diyen
Çünküleriyle korkuyu yularken
Kendime düşmanlık ettim dedi ben…
Kendine düşmanlık etti
Bu dünya boz, bu dünya eğri
Ve bir de elipsin şişkin yüzünde yaşayan
Tüm afrikalılar.
Rüzgarlara dayanıp yara bendini aşan
Aklını kirletip uykusunu kaçıran
Açar eğilip göğsünü memesinden
Yoluna kaçış rampaları yapıştıran
Azami hızla giderken frenleri koparan
afişleri sökülmemiş duvarları kemirip
Aklı yetince hepsinden hesap soran
Ağzı dolu kumbaralar,
Kitap dolu mahzenler
Karşılığı olmadan acı çeken andavallar
Ve kapı kirişlerinde çürüyen akrilik muskalar
Hepsi taş gibi dökülen fiillerde
Yorum Yaz