اِسْتَوَى ٱلْفُؤَادَ جَمَالُك، اِنْكَسَرَ ٱلْقَلَم
أَحْرَق وُجُودِي يَا سَيِّدَ ٱلْكَوْنَيْنِ عِشْقُك
شَرِبْتُ مِنْ كُؤُوسِك، وَنَسِيتُ هٰذَا ٱلْعَالَم
كُنْتُ مَرِيضَ ٱلْحُبِّ، وَإِنَّ شَافِعي رِفْقُك
فَانْظُرْ إِلَيَّ يَا سيدي، ٱلْأَمَان وٱلشَّفَاعَة
خُذنِي إِلَىٰ أَنْوَارِ هِمَّتِك مِنَ ٱلظلُمَات
نَظْرَةً وَاحِدَة، يَا سيدي، ٱلْمَدَد، وَٱلرَّحْمَة
نَشَأَتْ كُلُّ ٱلْحَسَنَاتِ مِنْكَ وَٱلْبَرَكَات
يَا رَسُولَ الله، لَسْتُ بِقَادِرٍ عَلَىٰ نَعْتِك
تَعَلَّمَ ٱلْمُؤْمِنُونَ مَدْحَكَ مِنَ ٱلْقُرْآن
أَنْتَ سَاقِي ٱلْمُدَامِ، وَيَسْتَدِيرُ جَامُك
جِئْتَ بِخَمْرٍ لِلْفُقَرَاءِ، وَجِئْتُ عَطْشَان
يَا رَسُولَ اللهِ كُنْتَ قَبْلَ ٱلدُّنْيَا وَقَبْلِي
وَٱلْفَقِير كُنْتُ عَاشِقًا لَك قَبْلَ أَنْ خُلِقْتُ
أَنْتَ دُنْيَايَ كُلّهَا وَعُقْبَايَ، وَعَقْلِي
بِعْتُهَا بِشُرْبِ ٱلْأَزَل، وَ حُبَّك ٱشْتَرَيْتُ
Cemalin kalbimi istiva etti, kalem kırıldı
Aşkın yaktı vücudumu ey iki kevnin efendisi!
Kadehlerinden içtim ve bu dünyayı unuttum
Aşk derdine müptelaydım, şifam ise senin şefkatindi
Bak nazar kıl ey sîdî, el aman, eş şefaat!
Karanlıklardan al beni, himmetinin nurlarına çıkar
Bir tek nazarın yeter, efendim, el meded, er rahmet!
Zira bütün iyilikler ve bereketler senden doğar
Ey Allah’ın resulü, seni vasfetmeye güç yetiremem;
Müminler senin övgünü Kur’ân’dan öğrendi
Sen o şarabın sakisisin, kadehin hâlâ döner
Fukaraya şarapla geldin, bense kapında teşne
Ey Allah’ın resulü, bu dünya ve ben yokken vardın sen
Bense daha yaratılmadan âşık idim sana
Sen dünyamın tamamısın, ahiretimsin. Aklım mı?
Ezelde bir yuduma sattım onu, sevgini aldım karşılığında
Yorum Yaz