Ana Sayfa #YOKLAMA “Naat Arabiyye” – Kadir Daniş
#YOKLAMA

“Naat Arabiyye” – Kadir Daniş

Paylaş

اِسْتَوَى ٱلْفُؤَادَ جَمَالُك، اِنْكَسَرَ ٱلْقَلَم
أَحْرَق وُجُودِي يَا سَيِّدَ ٱلْكَوْنَيْنِ عِشْقُك
شَرِبْتُ مِنْ كُؤُوسِك، وَنَسِيتُ هٰذَا ٱلْعَالَم
كُنْتُ مَرِيضَ ٱلْحُبِّ، وَإِنَّ شَافِعي رِفْقُك

فَانْظُرْ إِلَيَّ يَا سيدي، ٱلْأَمَان وٱلشَّفَاعَة
خُذنِي إِلَىٰ أَنْوَارِ هِمَّتِك مِنَ ٱلظلُمَات
نَظْرَةً وَاحِدَة، يَا سيدي، ٱلْمَدَد، وَٱلرَّحْمَة
نَشَأَتْ كُلُّ ٱلْحَسَنَاتِ مِنْكَ وَٱلْبَرَكَات

يَا رَسُولَ الله، لَسْتُ بِقَادِرٍ عَلَىٰ نَعْتِك
تَعَلَّمَ ٱلْمُؤْمِنُونَ مَدْحَكَ مِنَ ٱلْقُرْآن
أَنْتَ سَاقِي ٱلْمُدَامِ، وَيَسْتَدِيرُ جَامُك
جِئْتَ بِخَمْرٍ لِلْفُقَرَاءِ، وَجِئْتُ عَطْشَان

يَا رَسُولَ اللهِ كُنْتَ قَبْلَ ٱلدُّنْيَا وَقَبْلِي
وَٱلْفَقِير كُنْتُ عَاشِقًا لَك قَبْلَ أَنْ خُلِقْتُ
أَنْتَ دُنْيَايَ كُلّهَا وَعُقْبَايَ، وَعَقْلِي
بِعْتُهَا بِشُرْبِ ٱلْأَزَل، وَ حُبَّك ٱشْتَرَيْتُ

Cemalin kalbimi istiva etti, kalem kırıldı
Aşkın yaktı vücudumu ey iki kevnin efendisi!
Kadehlerinden içtim ve bu dünyayı unuttum
Aşk derdine müptelaydım, şifam ise senin şefkatindi

Bak nazar kıl ey sîdî, el aman, eş şefaat!
Karanlıklardan al beni, himmetinin nurlarına çıkar
Bir tek nazarın yeter, efendim, el meded, er rahmet!
Zira bütün iyilikler ve bereketler senden doğar

Ey Allah’ın resulü, seni vasfetmeye güç yetiremem;
Müminler senin övgünü Kur’ân’dan öğrendi
Sen o şarabın sakisisin, kadehin hâlâ döner
Fukaraya şarapla geldin, bense kapında teşne

Ey Allah’ın resulü, bu dünya ve ben yokken vardın sen
Bense daha yaratılmadan âşık idim sana
Sen dünyamın tamamısın, ahiretimsin. Aklım mı?
Ezelde bir yuduma sattım onu, sevgini aldım karşılığında

Yorum Yaz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SÖYLEŞİ

Fazla Mesai 01: Ali Güney

Fazla Mesai’de Ali Güney’le üç şey hakkında konuştuk: Sosyal inovasyon, kültür yönetimi ve yayıncılık yaz okulu. Hazırlayan: Hüseyin Ahmet Çelik Ali Güney, öykücü....

İlgili Makaleler
#YOKLAMA

“Naat Çalmardı” – Kadir Daniş

iki cihanın avaresi, sermesti aşkınAllah’tan başkası yokturu çok zor anladıçılgın, yalnız, küskün,...

#YOKLAMA

“Berhavasözlük’ün Kısa Hikâyesi”

Dijital baskıya ön söz: 2010’lu yıllar. Dergilerde sözlük yazıları meşhur ve yaygın...

#YOKLAMA

“Mehmet’e Mektup III” – Ömer Sürçilisan

Bugün sana hiçbir şey anlatmayacak kadar yorgun düşmüş bir adamın hıncıyla, bugün...

#YOKLAMA

“Elipsin Şişkin Yüzündeki Afrikalılar” – Süleyman Karaca

Söz taşıdılar birbirlerine avuç avuçEn çok duyulanı bellediler sözKoştular dağlara fısıldayarakKimi bir...

“Korku ile ümit demişler. Korkacaksan kendinden kork, ümit edeceksen kendinden ümit et. İlerde uçurum var diyen, seni korkutuyor mu? Uçurum var demek, korkutmak değildir ki. Düştüysen, uçurum var diye değil, uçuruma yürüdüğün için düşersin. Korkacaksan, uçurumdan haber verenden korkma, uçurumdan da korkma; kendinden kork ki yürüyen sensin, düşen sensin. Korku böyle, ümit de böyle. Gemi var demek, ümit vermek değildir. Tufandan, gemi var diye kurtulmazsın, tufandan, gemiye binersen kurtulursun. Ümit bağlayacaksan, gemiden haber verene bağlama, gemiye de bağlama; kendine bağla ki yürüyen sensin, binen sensin. Korku ve ümit, ölü için geçerli değildir. Uçurum yok deyip yalan mı söyleyelim? Olmaz. Gemi var deyip seni hayale mi sürükleyelim? Olmaz. Ümit nedir? Ümit iptir, tutunursun. İp ölçüdür. Ölçüye tutunacaksın. Nasıl olsa uçurum yoktur diye ümit edilir mi? Edilmez. Uçurum olduğu bilinir; ama iple yürünür, ölçüyle yürünür, dengeli yürünür. Korku da sendedir, ümit de sendedir; yeter ki hayatın her manasını tanıyabilmek için, hayatın her yerine girecek cesaretin ve büyüklüğün olsun.”