Ana Sayfa #YOKLAMA “Naat Tavil” – Kadir Daniş
#YOKLAMA

“Naat Tavil” – Kadir Daniş

Paylaş

aşk kufisi dehliz sarnıç oralarda kurulmuş, mecburen Cezayir
su dökmekle sırf harlanır bu ateş, cehenneme at sen bu ateşi
kızıl devenin su içişiyle içeyim nazarını, gamze devir
yık gamzeni bana doğru ki, ayak basmamıştır kulzüme bir eşi

sabah akşam fır dönüp duran çift renkli rânâ elmayı neşterinle
Hayberburgaz kurbanlık koyun gibi yatıverdiğinde ayağına
işte o zaman Kuşdili hurmalıklarının bir anlamı olacak
Sa’d bin Muaz’ın mendillerinden kaftanlar dikecekler bürûcuna

sırtımdaki keneler çıkarılıyor birer birer elhamdülillah
kalbim habis bir kurttur ama kuzu postu giymişim: beni kurban et
sen deyince kalkılır bu sofradan, şaklaban tokluk hissiyle değil
kâle seyyidunâ: “siz misiniz hadra isteyen?” — kızıştı letafet

Yorum Yaz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜŞÜNCE

“Dehâ ve Dâhi” – Hüseyin Ahmet Çelik

I. “Ben’in Allah’ta yok olmaya koşması azizleri, insanlıkta yok olmaya koşması dâhileri, millette yok olmaya koşması kahramanları yaratmıştır” der Peyami Safa. Deha’nın kökenine...

İlgili Makaleler
#YOKLAMA

“Oğlumun Kaybolan Ayakkabı Teki” – Zeynep Acar

“Hikâye rutin dışıdır. Hep olan bir şey olmaktadır ama o gün başka...

#YOKLAMA

“Naat Fâsî” – Kadir Daniş

i.kritik bir karar vermek gerekiyor şimdiseni bir daha görmek de görmemek de...

#YOKLAMA

“Naat Şükür” – Kadir Daniş

Leyla bir içim sudur namazda gelir bazenyattığın hasırda kestiren avare arıerik çiçekleri...

#YOKLAMA

“Soruşturma: Öykü ve Sanalizasyon” – Aykut Ertuğrul

Dijital baskıya önsöz: Berhava’nın ilk sayısını, Güz 2015 takvimiyle yayına hazırlarken yaptığımız...

“Korku ile ümit demişler. Korkacaksan kendinden kork, ümit edeceksen kendinden ümit et. İlerde uçurum var diyen, seni korkutuyor mu? Uçurum var demek, korkutmak değildir ki. Düştüysen, uçurum var diye değil, uçuruma yürüdüğün için düşersin. Korkacaksan, uçurumdan haber verenden korkma, uçurumdan da korkma; kendinden kork ki yürüyen sensin, düşen sensin. Korku böyle, ümit de böyle. Gemi var demek, ümit vermek değildir. Tufandan, gemi var diye kurtulmazsın, tufandan, gemiye binersen kurtulursun. Ümit bağlayacaksan, gemiden haber verene bağlama, gemiye de bağlama; kendine bağla ki yürüyen sensin, binen sensin. Korku ve ümit, ölü için geçerli değildir. Uçurum yok deyip yalan mı söyleyelim? Olmaz. Gemi var deyip seni hayale mi sürükleyelim? Olmaz. Ümit nedir? Ümit iptir, tutunursun. İp ölçüdür. Ölçüye tutunacaksın. Nasıl olsa uçurum yoktur diye ümit edilir mi? Edilmez. Uçurum olduğu bilinir; ama iple yürünür, ölçüyle yürünür, dengeli yürünür. Korku da sendedir, ümit de sendedir; yeter ki hayatın her manasını tanıyabilmek için, hayatın her yerine girecek cesaretin ve büyüklüğün olsun.”