Hüseyin Ahmet Çelik
Okuma serüveni, doğru tercihler ve güzel rastlantılarla biçimlenen okurlar en sevdikleri kitaplar hakkında konuşmakta zorlanırlar.

Okuma serüveni, doğru tercihler ve güzel rastlantılarla biçimlenen okurlar en sevdikleri kitaplar hakkında konuşmakta zorlanırlar. Etrafımda hep iyi okurlar vardı, iyi kitapları fark etmek konusunda şanslıydım. Gençlik yıllarımızda kıt imkanlarla sürdürdüğümüz okurluğumuz bizi seçici olmaya zorluyordu. Ayrıca tabiatım gereği dinleyeceğim şarkıyı ya da izleyeceğim filmi seçerken de o kadar titizlenirim ki alacağım zevkin bir parçasını feda etmek zorunda kalırım. Karavanaya hiç tahammül edemeyeceğim için bu seçiciliğimden pişman değilim. Hâl böyle olunca sevdiğim kitaplar listesi epey kabarık, hangisinden söz açmam gerektiğine bir türlü karar veremiyorum.
İyi kitapların yazılma ve yayımlanma sürecine tanık olmak apayrı bir keyif. Yakın zamanda okuduğum hatta “ilk okuru” olma bahtiyarlığına eriştiğim bir kitaptan bahsedeyim müsaadenizle, Yolcu ve Burjuva’dan.
Adından da anlaşılacağı gibi hayatı “yolcu ve burjuva” kavramları üzerinden okumayı teklif eder. “Yolcu budünyaya sırnaşmayan ve yerleşmeyen onurlu insandır; bir insanı onurlu kılacak en önemli bilgiye yani budünyanın fâni olduğu ve herkesin bir gün mutlaka öleceği bilgisine sahiptir ve yaşamını bu gerçeği unutmadan sürdürmeye çalışır. İster feodal dönemde toprak sahibi zengin çiftçi ister sanayi toplumunda kapitalist orta sınıf olsun ben burjuva kavramını sırnaşık ve yerleşik nitelikleriyle tanımlıyorum. Köylü kasabalı ya da kentli olması fark etmez burjuva sellemehüsselam budünyaya sırnaşan ve yerleşen ahlâksız çıkarcının adıdır.”
Doğu ve Batı, eski ve yeni, dindar ve laik, mana ve madde gibi ikilikleri bünyesinde toplayan yepyeni bir düalizm inşa eder: yolcu ve burjuva. “Zihnine, kalbine, hayatına bak ve cevap ver: Yolcu musun burjuva mı?”
Devletin icadı ve dünden bugüne evrildiği nokta; ölümün ve adaletin sıkı ilişkisi; yol nedir, dünya neresidir gibi sorular; korkularımızı ve arzularımızın birbirine bağlayan o ince düğüm Yolcu ve Burjuva’nın odak noktaları olarak çıkıyor karşımıza.
Esasında Yolcu ve Burjuva’yı anlamanın yolu Paradigma Sonsuzluk’tan geçer. Paradigma Sonsuzluk ise şimdilik iki cilt halinde yayımlanan (henüz yayımlanmamış üçüncü bir cildin olduğunu biliyoruz) Âb-ı Hayat‘ı referans alır. Öykü kitaplarıyla tanınan Ömer Faruk Dönmez’in sokakta, yalnız ve kendi hâlinde yaşayan bir zatla buluşmalarını ve konuşmalarını, yazarak kayda aldığı Âb-ı Hayat sohbetleri, gerek Türk edebiyatı gerekse İslam düşüncesi açısından nevi şahsına münhasır bir eserdir. Öyküleriyle kalburüstü bir okur kitlesine hitap eden bir yazar tarafından kayda geçirildiği için Türk edebiyatına; İslam’ın nasıl anlaşılabileceğine ve yaşanabileceğine dair önerileri itibariyle de İslam düşüncesine nispet edebileceğimiz Âb-ı Hayat, dünya telaşını kenara itip bir kat kıyafetiyle aramızda yaşayan ve tüm insanlığın kurtuluşu için çareler arayan bir zatın sözlerini ihtiva etmesi bakımından da dikkate değerdir.
Âb-ı Hayat Tanrı, insan ve hayat tasavvurumuzu derinden sarsan; bizi itidale ve ölçüye davet eden; sevgi, merhamet ve adaleti bir reçete olarak önümüze koyan; bütün insanlığı “can” zemininde görmeye ve hakkı savunurken hamlıktan kaçınmaya çağıran bir eser. İşte Paradigma Sonsuzluk ise İslam’ın ve hayatın böyle de yorumlanabileceğini gören yazarın düşünce dünyasındaki kırılmaları gözler önüne serdiği bir kitap. Âb-ı Hayat’ı işaret etmekle kalmıyor elbette. Edebiyat, din, felsefe, fizik gibi disiplinlerin ilgilendiği konular hakkında tartışmalar da yer alıyor Paradigma Sonsuzluk’ta.
Paradigma Sonsuzluk ile Yolcu ve Burjuva’da Ömer Faruk Dönmez’in sözcük seçimleri, dili kullanım tarzı ve sıra dışı üslubu açıkça söylemek gerekirse muhteva kadar ilgi çekici. Yazar, dili de tartışmaya açar. Dil, anlamı taşıyan bir araç mıdır yoksa manaları yalnızca işaret mi eder? Öykülerinde yalın bir dil kullanan yazarın son kitaplarında neden böyle bir yaklaşım içine girdiğinin izahını bahsi geçen kitaplarda görmek mümkün. “Görüntüye tahvil edilemeyen bir dil” fikri gündemimizi bir müddet meşgul etmeyi hak ediyor kanısındayım.

Yolcu ve Burjuva
Paradigma Sonsuzluk

Yorum Yaz