Karacaoğlan
“Güzel gerek övülmeye / Yiğit gerek sevilmeye.” Türk şiirinin yüz akı şairlerimizden biri. Pek çok yönüyle biricik. Dört yüz yıl önce yaşamış olmasına rağmen hâlâ tazeliğini koruyor. Şiirleri cönklerden, mecmualardan derlendi. Türküleriyle insanımızın gönlüne taht kurmuş, o tahttan ineceği muhal. Şiirimizin âşık tarzı damarının en berrak, en sade, en neşeli ve kuşkusuz en usta şairi. Güney Türkmenleri arasında efsane. Feke Varsakları kendilerinden sayıyor. Bir köyü “doğum yeri” olarak ona ayırdılar. Şair de bir efsane. Ölümüne dair bile “köken miti” uydurulmuş. Güzel olan her şeyin dilinden anlar. En dünyalı uhrevimiz. “Karaoğlan söylemek” kapısını açan, tarzını icat eden kişi. Şiirlerindeki kelimeler de güney kokar.
Koşma
“Uyan Karacaoğlan gafletten uyan
Atına binip de terkine dayan
Ölümden korkup da sonunu sayan
Ölür gider yar koynuna giremez”
Koşmak; karşılıklı konmak, eşleşmek anlamına geliyor Türkçemizde. Bir edebî tür olarak koşma, insani hâllerimize, aşkımıza, hayretimize, acımıza dair söylediklerimizi hecenin 11’li vezniyle nazmedip dörtlükler hâlinde söylediğimiz şiirlere deniyor. Türe koşma denmesinde bir incelik olmalı; genelde şiirde her iki dize birbirine koşulunca/eşleştirilince bir anlam bütünlüğü oluşuyor. Bu anlam, dörtlüğün ikinci ikiliğindeki anlamla da eşleşiyor. Bu hâliyle her dörtlük bir koşma aynı zamanda. Kaç dörtlük olduğu fark etmez ama bazıları dört, bazıları beş dörtlük, bazıları daha fazla bu şiirlerin. Şair, kendi dilinin ırmaklarını eşleştiriyor ve ırmaklar “eşli” akıyor bu şiirlerde.
Harami
“Haramı var diye korku verirler / Benim ipek yüklü kervanım mı var?” Harami yol keser, baç alır. Geçitlerde bekler kervanları. Sarp geçitlerde. Karacaoğlan bu şiirinde “harami/haramî” kelimesini bilerek seçmiş. “Şairin kervanı mı var ki haramiden korkusu olsun!” diyelim, “Çok mal haramsız.” olmaz hesabı, şairin kervan götürecek yükü mü var ki korkusu olsun? Hem şairimiz erkek ve “ipek” de erkeğe “haram” ayrıca. Bir de klasik şiirimizde haramî “ecel” anlamında kullanıyor. Ölümden korkmadığını, çünkü dünyayı kaybedecek bir “varlık” olarak görmediğini söylüyor şiirinde. “Korku vermeyi” de yargılıyor şiirinde, yoksa korku verenleri de mi “haramî” olarak görüyor ne! Hem kim ki has şairdir, ne korksun haramiden!
Yorum Yaz